Oral İmplantoloji

Dental implant herhangi bir nedenle kaybedilmiş diş veya dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar kazandırmak amacıyla çene kemiğine uygulanan titanyumdan üretilen suni diş kökleridir.Titanyum yapı olarak dokulara uygun ve son derece dayanıklı bir materyaldir.

İmplant uygulamaları ile ilgili çalışmalar 1960’larda başlamış olmasına rağmen özellikle 1980’li yıllardan sonra tüm dünyada yaygınlaşmaya başlamıştır.Ancak o yıllarda maliyetlerinin yüksek olması, bu konuda yetişmiş eleman sayılarının azlığı gibi nedenlerle belli oranlarda uygulanabilmiştir. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler,implantların daha kolay üretilmesi ve çeşitliliğinin artmasını sağlamıştır.Bu durum implantların rutin diş tedavileri arasına girmesini sağlamıştır.

Diş eksikliği mutlaka giderilmesi gereken ciddi bir sorundur.Tek bir diş eksikliği bile eksik olan bölgedeki diğer dişlerin o bölgeye doğru yatmasına,karşısındaki dişin de boş olan bölgeye doğru uzamasına neden olmaktadır.Bu durum ağız içerisindeki dengeyi tamamen bozacağından gerek diğer dişlerde gerekse çene eklemlerinde ciddi sorunlar oluşmasına neden olabilir.

Geleneksel diş hekimliğinde,kaybedilen dişlerin yerine sabit dişler koymak için uzun yıllar köprüler başarıyla uygulanmıştır. Ancak köprü tedavisindeki en büyük sorun eksik bölgenin yanlarındaki dişlerin destek amaçlı küçültülmesidir. Küçültülen sağlıklı dişlerin ileride problem yaratmaması için gerekli tüm önlemler hekim tarafında alınacak olsa bile sonuçta bu bir risktir.İmplant, kaybedilen diş kökünün yerine geçeceğinden bu tip tedavilerde diğer dişlerin de küçültülmesi gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır.

Diş kaybının sadece diğer dişler değil bulunduğu çene kemiği üzerine de etkileri vardır.Diş kökü içinde bulunduğu çene kemiğinin erimesini engelleyen bir unsurdur.Kök desteği kalktıktan sonra çene kemiğinde doğal olmayan bir erime süreci başlayacaktır.İmplant diş kökü yerine geçeceğinden kemik erimesini de minimumda tutacaktır.

İmplant tedavisi için olmazsa olmaz şart yeterli yükseklik ve kalınlığa sahip sağlıklı bir kemik dokusudur.Bu tür vakalarda implant hemen uygulanabilir.Ancak her vakada implant için yeterli kemik dokusu bulunmayabilir.Uzun süreli diş eksikliklerinde yukarıda bahsettiğimiz doğal olmayan kemik erimesi nedeniyle yeterli kalınlıkta kemik dokusu bulunmayabilir.Ayrıca üst çenede sinüs boşluğunun aşağıya doğru sarkması sonucu implant için yeterli alan kalmayabilir.Bu durumlarda sinüs lifting(sinüs tabanı kaldırma operasyonu),kemik grefti (kemik tozu) uygulaması gibi tekniklerle veya daha ileri vakalarda kemik transplantasyonlarıyla implant için yeterli kemik kazanılmaya çalışılmaktadır.Bu durumdaki vakalarda iyileşme sürecinin daha uzun olacağı unutulmamalıdır.Bu nedenle diş kaybı yaşayan hastaların bir an önce diş kaybını telafi etmeleri gerek operasyon maliyeti ,gerek işlem başarısı,gerekse iyileşme süresi bakımından önemlidir.

İmplantlar çene kemiğine yerleştirildikten sonra operasyonun şekline göre 2 ila 6 ay beklenir.Bunun nedeni titanyum ile çene kemiği arasında osteointegrasyon denilen kimyasal bağlantının oluşmasını sağlamaktır.Osteointegrasyon oluştuktan sonra implant çiğneme yüklerini karşılayabilecek güce erişmiş olur.Özellikle estetiğin ön planda olduğu vakalarda hastanın bu süreyi dişsiz geçirmemesi için kemiğin izin verdiği durumlarda implantlarla beraber geçici dişler de hemen uygulanabilir.Böyle durumlarda hastanın genel hijyen koşullarına uyması ve implant bölgesine aşırı baskı yapmaması istenir.

Titanyum tamamen biyouyumlu bir elementtir.Bu nedenle herhangi bir alerjik ya da yabancı cisim reaksiyonu oluşturmayan, canlı dokular tarafından kabul edilen bir maddedir.Gerekli sterilizasyon ve cerrahi şartların sağlandığı,uygun implantın yerleştirildiği,hastanın da implant sonrası yapması  gerekenleri dikkatlice uyguladığı ,doğru endikasyonlarda  kemiğin implantı kabul etmemesi gibi bir durum söz konusu değildir.Böyle durumlarda implantın başarı şansı %98 dir.

Ancak implant çevresi veya kemik dokusundaki enfeksiyon,ilgili bölgedeki dolaşımın bozulması gibi nedenlerle implant ile kemik arasındaki kaynaşma tam sağlanamamakta ve implantın kaybına yol açabilmektedir.Bu bölgeye iyileşme sağlandıktan sonra  tekrar implant yerleştirilebilmektedir.

İmplant sadece sabit protezler için değil damak diye tabir edilen total-parsiyel protezler için destek amacıyla da kulanılabilir.Hassas bağlantılarla implantlardan destek alarak protezin ağız içerisinde hareket etmesi  engellenir ve daha rahat bir kullanım imkanı sunar.

Genel iyileşmeyi etkileyen şeker hastalığı,karaciğer rahatsızlığı gib hastalıklar,tansyon,kalp hastalıkları,radyoterapi,kemoterapi sonrası durumlarda hastanın genel sağlık durumu değerlendirip gerekirse bu hastalıkları takip eden hekimin de görüşleri alınarak implant tedavisi uygulanabilir.

Cerrahi bir işlem ile implantların yerleştirilmesi çok ağrılı uzun süren zor bir işlemmiş gibi algılanmaktadır.Aslında yeterli kemik desteğinin olduğu vakalarda implant operasyonu bir diş çekiminden daha az rahatsızlık veren bir işlemdir.Uygun anestezi,yeterli sterilizasyon ve cerrahi koşullar,uygun ilaçların reçete edilmesi,operasyon sonrası hasta dikkati bu sürecin rahat geçmesini sağlayacaktır.

İmplant tedavisi sonrası hastanın doğal dişleriyle birlikte implantların temizliğine ve ağız hijyenine gerekli özeni göstermesi implantların ömrü açısından son derece önemlidir.İmplant sonrası için gerekli bilgileri tedavi sonrası bölümümüzde bulabilirsiniz.

 

 

 


Geri
Eskişehir Web Tasarım